Şeker Olmadan Geçen 1000 Gün

Tam yirmi yıl boyunca bir bağımlılıktı…

Her sabah, Jason Holborn tahılının içine en az yarım fincan şeker dökmek istiyordu –genellikle de şeker ya da kakao kaplı gevreğine. Okuldan sonra, o arada bir fincan şekerle tereyağını karıştırıyor, akşam yemeği hazırlanırken bunu yiyordu– yanından kek ya da turtayı eksik etmeden.

Ama daha sonra, büyük bir başarı göstererek şekersiz 1000 gün geçiren Holborn nasıl değiştiğini anlatıyor.

“Lezzeti görünmek için kullanılan yiyecekler artık lezzetli görünmüyor. Çikolata barına baktığımda, bir muzu tercih ediyorum.”

Holborn’un deneyimi 2011 yılında New York Times’da okuduğu “Şeker toksik mi?” başlıklı makaleyi okuduktan sonra başladı. O zamana kadar, Holborn beslenme tarzının küçük bir sorun olduğunu düşünüyordu. Daha sonra onun gerçekte ne olduğunu gördü: Bir bağımlılık.

“Her gün bir fincan şeker kullanıyordum ve onu bir fincan tereyağıyla karıştırıyordum ve onu yiyordum… Şeker benim bir numaralı yiyeceğimdi.”

Bu yüzden bağımlılığını kenara iterek deneyine başladı. Başlangıçta, Holborn, şekere olan aşkına yenilmediği her gün için kendine 1 dolar vermeyi denedi. Bu bir süre yürüdü ve hatta Holborn 10 günlük sürelerde küçük kaçamaklar da yaptı ama sürekli yeniliyordu. Sonunda bu küçük deneyi için parlak bir fikir buldu.

2012 yılına başlarken Holborn, penceresine şekersiz gün ilanları asmaya başladı. Her gün sayısını güncelliyordu. Deney ilk başta başarılı oldu – Holborn önce 10 günlük periyotlarla işaretliyordu, derken bu 1 ay oldu. Ve sonra, 74 günde sakarin azabına yenik düştü ve cama ahududulu bir pasta yazıldı.

“Tekrar sıfır rakamına dönüp değiştirmek zorunda kalmak korkunçtu. Bu gerçekten benim bir dahaki sefere bunu başarmam için benim kararlılığımı belirledi.”

Ve o başardı, 100 gün, 200 gün derken, rafine şekersiz yapamındaki hedefi olan 1000. güne ulaştı.

Holborn şekersiz yaşam deneyimi konusunda kusursuz olmadığını kabul ediyor –o hala meyve ve süt tüketiyor– ama onun ilk üç katkı maddesi içinde şeker listesindeki yiyeceklerin hiçbirini yemediğini, söylüyor.

500. günden itibaren Holborn’un damak tadı değişmiş. Tadı değişen şeyleri tarafsız ve dikkatle değerlendirerek kullandı.

“Bugün, gerçekten ekşi kremayı seviyorum. Tadı şimdi çok iyi geliyor. Bu yüzden ben ondan çok yememek için dikkatli olmalıyım. ”

Şimdi, rafine şekersiz (meyve ve sebzeden alınmayan doğal olmayan şeker) 1000 günlük hedefini tamamladıktan sonra Holborn, bu bir deneydi ama hiçbir şey bitmedi, diyor.

“Bir çikolata ile kutlama yapmayacağım. Geçenlerde bir tane kokladım. Eskisi gibi kokmuyordu. O eskiden çok lezzetliydi. Ben onu sadece çok seviyordum ve dilimin ve dişlerimin etrafında dolanmasını da. Şimdi, biraz kimyasal gibi kokuyor. Bir tür fabrika kokusu gibi.”

Ancak Holborn, 1000. Günün üzerinde bir süre geçince küçük bir dilim kabalık pasta ile kutlama yapmadan edemedi.

What's your reaction?

tr_TRTurkish