Haftanın Kitaplığı – 28 Ocak 2024

Okuyacak çok kitap var seçmek zor diyorsanız yeni çıkan kitaplar arasından yaptığımız derlemeye göz atabilirsiniz

Bir Solukta Ekonomi

Yazar: Shaun Rusk

Yayınevi: Say Yayınları

Her şey gün geçtikçe pahalanıyor ve çoğumuz çok çalışsak da fakirleşiyoruz. Bu nasıl oluyor? Sorunun yanıtını merak ediyorsanız ve enflasyonun nereden kaynaklandığını, durgunluklara neyin sebep olduğunu, borsanın neden bu kadar öngörülemez olduğunu öğrenmenin zamanı geldi diye düşünüyorsanız, başka yere bakmayın. Bir Solukta Ekonomi, sizi mikro ve makro ekonominin temelleri konusunda bilgilendirecek ve anlaşılması kolay örneklerle vergi, ticaret, yatırım ve finans dünyasının sırlarını çözmenizi sağlayacak. Ekonomi ekonomistlere bırakılamayacak kadar ciddi bir iş olduğundan, sizin de temel ekonomi bilgisine sahip olmanızda fayda var.

Sevgili Michele

Yazar: Natalia Ginzburg

Yayınevi: Can Yayınları

Ama şu da gerçek ki, yaşamımızın belli bir noktasında, duyduğumuz vicdan azaplarını sabahları bisküvi gibi kahveye batırırız.

Natalia Ginzburg, 1973’te yayımladığı Sevgili Michele’de geleneksel mektup roman türünden yola çıkarak kendine özgü çarpıcı anlatımıyla, değişen toplum yapısıyla tutunageldiği değerleri, işlevsizleşmiş kentsoylunun buhranlarını aile motifi üzerinden öykülüyor: Romanda Aralık 1970 ile Eylül 1971 arasındaki zaman diliminde gönderilen mektupların eksenindeki kişi Michele’dir: Çoğu, dönemin siyasi ikliminde karıştığı olaylardan ötürü Roma’dan İngiltere’ye kaçan yirmilerindeki bu gence yazılır. Kız kardeş, eski bir sevgili, bir dost ve serzeniş dolu, yalnız bir anne ile Michele arasındaki yazışmalar ilerledikçe sözcüklerin üzerini örtemediği suskunluk giderek daha fazla hissedilir.

Sevgili Michele iletişim yetilerini yitirmiş, yalnızlığa mahkûm, savrulmuş 20. yüzyıl bireyinin, çözünmüş aile bağları üzerinden ince ince işlendiği bir başyapıt.

Nesne İlişkileri – Haset ve Şükran ve Diğer Yazılar 1946 1963

Yazar: Melanie Klein

Yayınevi: Metis Yayınları

Daha önce yayımladığımız Haset ve Şükran’ı da kapsayan bu kitap Melanie Klein’ın 1946’dan 1960’taki ölümüne dek yazdığı metinleri bir araya getiriyor. Nesne ilişkileri kuramının köşe taşlarını oluşturan yazılar birlikte okunduğunda Klein’ın düşüncesini bütün boyutlarıyla tanıma imkânı sunuyor. Kitapta psikanalizin kuramsal ve klinik alanlarına dair katkıların yanı sıra, psikanalitik edebiyat incelemesi sayılabilecek, biri Oresteia diğeri Julien Green’in bir romanı üstüne iki yazı ve ruh sağlığı konularının herkesin anlayabileceği bir dille anlatıldığı yazılar yer alıyor.

Sabiha’nın Kız Kardeşleri – Türkiye Sinemasında Kadınlar Deneyimler ve Toplumsal Cinsiyet

Yazar: Delal Yatçı

Yayınevi: Metis Yayınları

Sabiha’nın Kız Kardeşleri’nin başlangıç izleği Türkiye sinemasında kadınlar arası deneyimlerin ne şekilde temsil edildiği. Yakın okuma için seçilmiş dört film, İki Genç Kız, Toz Bezi, Mavi Dalga ve Aşk, Büyü vs., kadınlar arası deneyimleri feminist bir perspektiften inşa ediyor ve doğrudan feminist biçimlere ya da kameranın feminizmle üretken bir hizaya gelmesine olanak tanıyorlar.

Delal Yatçi’nin araştırması, tarihsellik arayışı içinde genişliyor ve kadın öznelliğinin temsil biçimlerini, kadınları merkeze taşıyan hikâyeleri ve buna işaret eden imgeleri/sesleri ya da “kadın yönetmen” meselesini, yani feminist sinemaya ilişkin pek çok tartışmayı Türkiye sineması üzerinden takip eden bir çerçeve kazanıyor. Böylelikle çalışma, feminist film teorisinin ana uğraklarına, kült metinlerine, bu metinler üzerine inşa edilen birikimlere, çatallanmalara, eleştirel görüşlere ve üretici çelişkilere de değinen bir kurguya kavuşuyor. Yeni feminist tahayyüllere, yeni feminist icatlara açılabilecek imkânlara işaret eden bir yol bu.

Hücrenin Şarkısı – Dönüşen Tıp ve Yeni İnsan

Yazar: Siddhartha Mukherjee

Çevirmen: Barışcan Ersöz

Yayınevi: Domingo Yayınevi

Tüm Hastalıkların Şahı ve Gen’in Pulitzer ödüllü yazarı Siddhartha Mukherjee insan olmanın anlamına dair bir başyapıtla geri dönüyor.
Hücrenin Şarkısı 1600’lerde, birbirlerinden iki yüz kilometre uzakta çalışan münzevi bir tekstil tüccarıyla sıradışı bir bilginin el yapımı mikroskopları sayesinde yaşam içindeki yaşamı ya da kendi verdikleri ismiyle hücreyi keşfetmeleriyle başlıyor. Mukherjee hikâyenin izini günümüze kadar sürerek, hücreye dair kavrayışımızın ve onu manipüle etme becerimizin (modern tıp) sadece bilimi değil, insana dair hemen her şeyi değiştirdiğini gösteriyor. Ve nihayetinde bizleri genleri düzenlenmiş embriyoların tasarlandığı, hücre naklinin doğal ile geliştirilmiş olan arasındaki sınırların bulanıklaştıracak şekilde kullanıldığı bir geleceğin sarp kayalıklarına götürüyor.
Yaklaşan bir devrim, yazılmamış bir tarih (ve bir gelecek) var: Hücrenin Şarkısı, bu devrimle birlikte açığa çıkan hücrelerin, hücreleri biçimlendirme kabiliyetimizin ve tıptaki dönüşümün tarihi. 

 “Henüz biyolojiye hayran değilseniz, Hücrenin Şarkısı sizi o noktaya getirebilir. Tam bir ustalık dersi.”—GUARDIAN
“Fazlasıyla tutkulu… Hücre biyolojisi kadar karmaşık ve yaşamın kendisi gibi büyük bir konuyu daha iyi ele alabilecek bir yazar tanımıyorum.”—THE TIMES
“Hücrenin Şarkısı’ndaki cümleler o kadar güzel ki kendinizi onun melodisine kaptırabilirsiniz.”—NEW YORK TIMES

Domuzların Güzel Çığlıkları

Yazar: Damon Galgut

Çevirmen: Mert Doğruer

Yayınevi: DeliDolu

Geçmişin karanlık gölgelerinden sıyrılmaya çalışırken yaşadıkları toprakların gelgitlerinden nasibini alan bir anne ile oğulun acıyla sınanan hikâyesi…

What's your reaction?

tr_TRTurkish