Daima İyi, Yol Gösterici ve Keyifli Bir Güzergâh: Paul McCartney “Egypt Station”

Çocuk denecek yaşlar, birçok tarz, grup ve müzisyeni dinlemenin yanında The Beatles şarkılarıyla tanışma geleneğini de barındırır. Müziğe erişimin dönemin şartları kabilinde güç olduğu, bulabildiğini dinlemek ve süzgecinden geçirip tam anlamıyla farkında olmamakla birlikte bireysel müzik zevkinin omurgasını kurduğu yıllardır kişinin.

Kendi saflarıma göz gezdirdiğimde ise Sir Paul McCartney ve onun solo kariyeriyle asıl kucaklaşma anı Michael Jackson’ın efsane “Thriller” albümünde birlikte seslendirdikleri “Say Say Say” parçası ve 80’lerin önemli yere sahip McCartney albümleri “Pipes of Peace” ve “Give My Regards to Broad Street” ile gerçekleşir.

Herkesin takdir edeceği üzere tüm dönemlere hitap etmeyi başarabilen isimlerdir onlar. 80’li yılları “Flowers in the Dirt” gibi yakışıklı bir albümle uğurlayan McCartney 90’lara baktığımızda “Off the Ground” ve buradan çıkan “Hope of Deliverance” ile dillere düşen şarkılar yazmayı sürdürür.

Günümüze geldiğimizde ise kim bilir kaçıncı nesil müzikseverin dağarcığında yer etmeyi sürdüren McCartney’in “Egypt Station” ile gündemdeki yerini koruduğuna tanık oluyoruz.

14 şarkının yer aldığı albüm Los Angeles, Kaliforniya ve İngiltere üçgeninde kaydedilirken, Adele, Beck, Foo Fighters gibi isimlerle de çalışan, yapımcı Greg Kurstin ile iş birliği yapılmış bir kayıt sürecine sahip. McCartney’in albümü, ilk parçayla birlikte istasyonda başlayan, sonrasında da her şarkıyı farklı bir istasyon ve düşsel konumlar olarak ifade ettiğine bakılırsa kendi içinde bütünlüğe sahip bir yolculuk mevzu bahis.

Esasen, usta müzisyenin yaklaşımları, özellikle de hayatın olası açmazları üzerine kendi yaşam felsefesi üzerinden yaptığı dokunuşlar bunlar.

İlk şarkı “I Don’t Know” ile nefis başlayan albüm hemen devamındaki “Come On To Me” ile yerinde saymadan yoluna devam ettiğini gösteriyor. Avuç içi kadar mutluluğun yeteceğini hissettiren “Happy With You” ise bu güzergâhın bir başka karakteristik şarkısı oluyor. Blues adımları ile “Who Cares” istikametinde ilerlerken albümün belki de favori istasyonu olan “Fuh You”da güzel bir molayı hak ediyoruz. Bu şarkı ile Sir McCartney’in her dönem hit şarkı yazabileceğini bir kez daha görüyoruz.

Sonlarına doğru Lennon’un savaş karşıtı şarkısı “Give Peace a Chance”e selam çakan “People Want Peace” ve bu yolculuktaki en dokunaklı sahnelere tanıklık edilen istasyonlardan “Hand in Hand” akılda kalacak manzaralara sahip. Son düzlükte ise yedi dakikaya yakın, hassas dengelerde ilerleyen “Despite Repeated Warnings” ve şarkı yazarlığı konusunda birçok formun bir araya geldiği, albümün ağır toplarından “Hunt You Down/Naked/C-Link” dinleyiciyi hayli iyi ağırlıyor. Beatles izlerinden yürürken Pink Floyd motifli gitar cümlelerine doğru yol alan bu görkemli şarkı ile dinleyicinin, 76 yaşındaki ustanın imza attığı bu keyifli yolculuğun parçası olması kaçınılmaz.

Rengarenk insan manzaralarından geçip geliyor McCartney’in “Egypt Station” güzergâhı. Bunu yaparken de daima iyi şarkılar yazıp hâlâ içinde yol aldığı dönemi yakalıyor ve en önemlisi yol gösterici olmaya devam ediyor.

Düsturu belirleyen isimlerin başında geliyor Paul McCartney, hani söylenir ya, “Ne diyorsa o ”.

What's your reaction?

tr_TRTurkish